Tırnova Nerede – Osmanlı’daki Esrarengiz Cadı Olayı

Cadı olayının yaşandığı Tırnova şehri
Tırnova Şehri

Sivri siyah şapkaları, kulakları çınlatan kahkahaları ile bildiğimiz cadılara tarih boyunca pek çok kültürde rastlamamız mümkün. Doğa üstü güçlerini kötü amaçları doğrultusunda kullanan cadılar bizim tarihimizde de yer almayı başarmıştır. Gelin birlikte tarihimizde bahsi geçen Tırnova cadı olayı neymiş bakalım.

Tırnova nerede?

Tırnova , 1393-1878 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin bir parçasıymış. Günümüz Bulgaristan şehrinin sınırları içinde bulunan Tırnova’yı 1393 senesinde 1. Bayezid fethetmiştir.

Tırnova Cadı Olayı

Tırnova Cadı Olayı ile ilgili bildiklerimiz 6 Ekim 1833 tarihli Takvim-i Vekai gazetesinde anlatılan haberler ile sınırlıdır. Kadı Ahmet Şükrü Efendi’nin gazeteye yazdığı mektuptan yapılan haberde bazı ölü yeniçeriler geceleri mezarlarından çıkıp şehri talan etmeye ve insanları korkutmaya başlamış. Bu olayın üstüne  zamanın cadı avcısı Nikola çağrılmış. Rum asıllı Nikola 800 kuruş karşılığında bu işi üstlenmiş.

Kadı Ahmet Şükrü Efendi gazetede yayınlanan mektubunda şöyle geçmektedir.

“Tırnova şehrinde cadı zuhur etmiştir. Görünmeyen bu varlıklar( cadı) insanların üzerilerine taş, tabak, çanak,sahan gibi eşyaları atıyorlar. Evlere girerek bohça ve yastıkların gibi eşyaların yerlerini değiştiriyorlar. İnsanlara sorduğumuzda üzerilerine bir camış oturmuş gibi ağırlık hissettiklerini söylüyorlar. İki mahalle ahalisi evlerini terk ettiler. Cadı olarak isimlendirdikleri bu varlıkların bölge halkına zarar vermesi üzerine, cadıcılık ile bilinen Nikola namlı birisiyle 800 (cadılardan kurtarması karşılığında) kuruşa pazarlık edildi.”

Cadılardan Kurtuluş

Mezarlığa giden Nikola, yanında getirdiği ruh çağırma tahtasını kullanarak, mezarlar arasındaki cadı mezarlarını tespit etmiş. Cadı avcısının işaret ettiği mezarlar, Ali Alemdar ve Abdi Alemdar adında iki yeniçeriye aitmiş. Yaşantıları boyunca eşkıyalık yapan bu iki yeniçeri öldükten sonra da insanların huzurunu kaçırmaya devam ediyordu. Nikola’nın talimatları ile mezarlar açılınca her iki ceset de yarım misli büyüdüğünü, tırnakları ve kıllarının uzadığını görmüşler. Cadı avcısı bu iki kötü ruhtan kurtulmak için karınlarına ağaç saplanıp,  yüreklerini çıkartılarak kaynar suyla yıkanması gerektiğini söylemiş. Ancak bu yöntem işe yaramaz. Bunun üzerine Nikola, cesetlerin çıkarılıp yakılması gerektiğini söyler. Böylece Tırnova Türkleri cadı diye nitelendirdikleri kötü ruhlardan kurtulurlar.

Ülkemizin önemli tarih hocalarından İlber Ortaylı,  bu hadiseyi  2. Mahmut’un 1826 yılında yeniçeri ocağı ile ilgili verdiği karara bağlıyor. Bu görüş oldukça paranormal gözüken bu olayı gayet gerçekçi bir şekilde bize açıklıyor. Bu haberin yeniçeri ocağı kaldırdıktan sonra halkı yeniçerilerden iyice nefret ettirmek ve yeniçeri kültürünü yok etmek amacıyla yapılan propaganda olarak yorumluyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz