Parkinson Hastalığı Belirtileri | Beyin Pili Tedavisi

Parkinson Hastalığı titreyen ellerin nedenleri ve tedavisi

Parkinson hastalığı, beynin alt kısımlarındaki dopamin üreten hücrelerin bozulmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır.

Dopamin maddesi beyin hücrelerinin birbirleriyle bağlantılarının ve iletişiminin gerçekleştirilmesini sağlar. Dopamin, beyin sapındaki gri cevher denilen hücreler tarafından üretilir. Bu hücreler neden bozulduğu henüz bilinmemektedir. Genellikle 60-65 yaş üstü bireylerde gözlense de genetik faktörlere bağlı olarak 40 yaşında da görülebilmektedir.

Parkinson Hastalığı, ilk olarak 1817 yılında James Parkinson isimli İngiliz bir insanda görülmüştür. O, bu hastalığı titremeli felç olarak nitelendirmiştir. Günümüzde Parkinson Hastalığı’nın görülme sıklığı binde bir olarak bilinmektedir.

Parkinson Hastalığı’nın nedeni tam olarak bilinmese de bazı tahminler vardır. Bu sebeplerden bazılarını sizler için derledik;

  • Beyin enfeksiyonları
  • İlaçlar
  • Ailesel sebepler
  • Stres
  • Travma
  • Ateroskleroz
  • Tümör
  • Zehirlenme

Parkinson hastalığı geçmiş dönemlerde de ünlü isimlerde görülmüştür. Örneğin: Michael J. Fox, Adolf Hitler, Muhammed Ali ve Bülent Ecevit gibi tarihteki önemli isimler de Parkinson Hastalığı’na yakalanmıştır.

Parkinson Hastalığı Belirtileri:

  • Titreme: Ellerde şiddetli titremeler görülmesi bu hastalığının tanı yöntemlerindendir.
  • Postur bozukluğu: Duruş bozukluğu olarak da isimlendirebiliriz. Parkinson hastası bireyler ayakta dik duramazlar. Yürürken öne sallanarak ve yalpalayarak yürürler.
  • Katılık: Hasta bireylerde eklemlerde sertleşmeler vardır. Kollarını esnetemezler.
  • Yüzde donukluluk: Parkinson hastası kişiler sert ve mimiksiz bir görünüme sahiptirler. Gülme eylemini gerçekleştirmekte zorluk çekerler.
  • Hareketlerde yavaşlama: Hasta bireylerin hareketlerine dikkat edilirse duraksayarak hareket ettikleri gözlenebilir. Dopamin maddesi hareket akışını da sağlayan bir maddedir. Bu yüzden Parkinson hastası bireyler akışkan hareket edemezler, sürekli duraksarlar.
  • Konuşmasında değişiklik: Hasta kişiler konuşmakta güçlük çekerler. Yavaş ve kısık sesle konuşma eğilimindedirler.

Parkinson Hastalığı Tedavisi

Klasik tedavi 3 aşamada gerçekleştirilir. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan Parkinson Hastalığı’nda beyin pili tedavisi de olumlu sonuçlar vermektedir.

  1. İlk aşamada hasta zihnini kapatacak ve kendisine fayda sağlamayacak ortamlardan uzak tutulmalıdır. Bol bol beyin egzersizleri yaptırılmalıdır.
  2. İkinci aşamada cerrahi tedavi denenir. Hasta ameliyata alınarak hastalıklı bölge cerrahi olarak açılır. Hasta bölge alkol veya elektrik verilerek tahrip edilir. Bu yöntemde asıl amaç hastanın ağrılarını azaltmaktır. Klinik olarak cerrahi tedavi sonrası değişim çok azdır. Vücuttaki titremeler genel olarak azalsa da vücutta katılık ve hareketlerde düzensizlik devam eder.
  3. Üçüncü aşama ise ilaç tedavisidir. Bunun temel mantığı denge üzerine  yapılan bir tedavi şekli olmasıdır.. Beyin aktifliğinde dopamin ile asetilkolin maddeleri birbirine zıt olarak faaliyet gösteren maddelerdir. Asetilkolin maddesi beyin hücrelerini uyarıp aktivitesini arttıran bir maddedir. Dopamin ise buna ters olarak beyin aktivitesini düşüren bir maddedir. Normal sağlıklı bireylerde bu iki madde denge içerisinde bulunur. Parkinson hastalığında ise bu iki madde arasındaki denge asetilkolin lehine bozulur. Bu dengeyi yeniden sağlamak için beyne dopamin maddesi verilmesi gerekliliği bulunmuştur. Anca sentetik olarak üretilen dopamin kan-beyin bariyerini aşamadığı için fayda sağlamamıştır. Daha sonraları L-dopamin denilen bir madde üretilmiştir. Bu maddenin özelliği kan-beyin bariyerini geçip kendiliğinden dopamine dönüşmesidir. Parkinson hastalığını ortadan kaldırmasa da büyük ölçüde yavaşlatmaktadır.

Parkinson Hastalığında Beyin Pili

Bu, yeni yeni uygulanan bir tedavi yöntemidir. Hastanın beynindeki hasar görmüş bölgeye iki adet pilin yerleştirilmesiyle yapılan tedavi şeklidir. Ameliyat sırasında herhangi bir komplikasyon gelişme olasılığı %1-2 civarındadır. Bu yüzden diğer cerrahi beyin ameliyatlarına nazaran daha az risklidir. Bu yöntemle de tam iyileşme sağlanamaz fakat hastalığın seyrediş şekli iyileştirilebilir. Hayat kalitesi biraz daha yükseltilir.

Önceki İçerikSosyal Fobi – İnsanı İç Dünyasına Hapseden Anksiyete
Sonraki İçerikAli ve Nino Kinetik Heykeli – Savaşın Bitirdiği Efsane Aşk

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz