Neşeye Övgü | Beethoven’in 9. Senfonisi ve Hüzünlü Hikayesi

Neşeye övgü ve beethoven
Neşeye övgü, Beethoven - Görsel: ©St Thomas Lupus Trust (Flickr)

Neşeye Övgü… Ludwig Van Beethoven’in  eserlerinden en az birini duymayan yoktur. Neşeye övgü, Beethoven’in  en güzel ve belki de en çok bilinen eseri olan 9. senfoninin son bölümü olan “Ode to Joy” olarak da bilinir. Beethoven, Neşeye Övgü’yü şair Friedrich Schiller’in 1785 tarihli şiiri olan “An die Freude”den esinlenerek yazmıştır. Bu şiirde insanların bir arada kardeşçe yaşamasının hayali vurgulanmaktadır. Beethoven da bu düşünceyi benimsediği için 9. senfoninin son bölümünü bu şiirden esinlenerek yazmıştır.

Bu beste öyle derin anlamlar içermektedir ki Avrupa Birliği’nin sembollerinden olan Avrupa Birliği Marşı da Beethoven’in Neşeye Övgü’sünden uyarlanmıştır. Bu marş 1972 yılında Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylanıp, dönemin en ünlü şeflerinden biri olan Herbert von Karajan tarafından düzenlenmiştir. Avrupa birliği marşının sözleri bulunmamaktadır. Sadece Neşeye Övgü’den uyarlanarak hazırlanan bir müziktir. Bunun arkasındaki sebep ise müziğin dilinin evrensel oluşudur.

9. Senfoni ve Neşeye Övgü

Tarihin en önemli sanatçılarından biri olan Ludwig Van Beethoven’in 9. senfonisi 4 bölümden oluşup son bölümü olan Neşeye Övgü ile bitmektedir. Sanatçı bu senfoniyi Viyana’da 1922 ve 1924 yılları arasında bestelemiştir. İlk defa 1824 yılında Viyana’da seslendirilen senfoni, insan sesi ile seslendirilmiş olan ilk senfoni olma ünvanını da taşıyor. Tam 73 dakika süren senfoni en uzun süren senfoniler arasındadır. 9. senfoni insan aklının, yüreğinin ve bilincinin sonucu olarak tüm insanlığa sunulmuş olan en yüce eserlerden biridir.

Bu muhteşem senfoniyi tüm insanlığa kazandıran Beethoven, ne yazıkki eserinin sesini hiçbir zaman duyamamıştır. Çünkü işitme yetisini 30’lu yaşlarda kaybettiği halde bestelemişti 9. senfoniyi. Beethoven hayatteyken bu eser sadece 2 defa çalınmıştı. Bunlardan ilki öylesine görkemli öylesine özeldi ki duygu dolu bir hikayesi vardır.

9. senfoniyi bitiren Beethoven eserin orkestra eşliğinde çalınacağı salona girmiş ve 300 kişilik orkestranın şef makamına geçmiş. Orkestranın şefi ise ona olan saygısından onun yönetmesini isteyip başka bir konumda durmuş. Müzisyenleri ve dinleyicileri şaşırtan nokta ise görme becerisini tamamen kaybetmiş olan Beethoven’in bu orkestraya şeflik yapacak oluşuydu. Orkestradaki müzisyenlerin el hareketlerine, yüz hallerine, coşkularına bakıp orkestrayı yönetmeyi başaran Beethoven’i tüm seyirciler elleri koparcasına müthiş bir sevinçle ayakta alkışlamıştır. Bu alkışlamayı ne yazıkki duyamayan Beethoven’i orada bulunan bir müzisyen arkasına çevirmiş ve seyirciyle baş başa bırakmıştır. Bu coşkulu seyirciyi gören Beethoven ise gözyaşlarına boğulup yere kapanmıştır. Tıpkı bir zafer kazanmış gibi..

Neşeye Övgü orkestrası
Neşeye Övgü çalan bir orkestra

Bu duygu dolu hikaye, kulakları duymasa bile tarihin gördüğü en iyi bestelerden birini yaratan bir adamın hikayesidir. 3 yaşındaki oğlunun müzikteki yeteneğini farkedip bunu ilerisi için bir gelir kapısı olarak gören sarhoş bir babanın, hergün saatlerce piyano başına oturttuğu çocuğun hikayesidir.

57 yaşında vefat eden Ludwig Van Beethoven, hep bir arada kardeşçe yaşama idealine sahip her bir insanın kalbinde yaşamaya devam edecektir.

Önceki İçerikHaydar Aliyev Kültür Merkezi | Bakü’nün İkonu
Sonraki İçerikPierre Robin Sendromu nedir? Pierre Robin Sekansı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz