Kaliforniya Sendromu – Hastalıklı Bencillik

Kaliforniya Sendromu belirtileri nedir? Bencillik hastalığının tedavisi ve sonuçları

Kaliforniya Sendromu yaşayan insanlarda, başkası açlıktan ölse de bana ne düşüncesi ile kendisi dışındaki kişileri umursamama durumu oluşmaktadır.

Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri’nde en kalabalık eyaletdir. 19.yüzyılda Kaliforniya’da altın yataklarının keşfedilmesiyle birlikte Amerika’nın en büyük ekonomisi haline gelen bu eyalet, aynı zamanda bünyesinde sinemanın kalbi Hollywood’u, bilgisayar ve internetin kalbi Silikon Vadisi’ni, yerli ve yabancı turistlerin Long Beach’i, ayrıca Amerika’nın mutlu azınlığının yaşadığı sosyete semti Beverly Hills’i bünyesinde barındırmaktadır.

Kaliforniya Sendromu Belirtileri

Kaliforniya sendromununa yakalanan bireyler genellikle bu belirtileri gösterir:

  • Zevke düşkünlük
  • Bencillik
  • Yalnızlık
  • Mutsuzluk

Ayrıca bu sendrom sahip olan  kişiler; kendine hayran olma, ego fetişizmi de denilenebilecek şekilde narsistik eğilimler gösteriyor. Bana zevk veren şeyler iyidir, zevk vermeyen şeyler ise kötüdür düşüncesiyle iyi ve kötü değer yargılarında değişim oluyor. Zevk ve eğlence yaşamın tek amacıdır düşüncesiyle yaşamlarını sürdürüyor. Bu kişiler başarılı oldukları taktirde çevrelerinde sahte dostlar buluyorlar. Bu başarıyı kaybetiklerinde ise dostları yanlarından uzaklaşıyor ve yalnız kalmış oluyorlar. Bu yalnızlık bireylerde mutsuzluğa zemin hazırlıyor.

Rahatsızlığın mekanizmasında, tüketmek için üreten ve sürekli kendini düşünen insanlar yer alır ve zamanla bir sosyal kansere dönüşür. Modern zamanın şehirlerinin hastalığı olan bu sendrom aileyi de tehdit etmektedir. Soyut hedefleri olmayan, hayata bir yarış gözüyle bakan, kendinden başka kimseyi düşünmeyen, kendine hayran olma gibi ego fetişizmine sahip hayatı bedensel zevklerden ibaret gören merhamet yoksunu insanların sayısı her geçen gün hızla artmaktadır.

Kaliforniya Sendromu belirtisi olan kişiler geçici dostluklarla kendilerini eğlendirirken, gerçek dostlarını göz ardı ediyorlar. Gerçek dostları ise kendisini terk ettiğinde hatalı davranışının farkına sıklıkla varılmakta ama genellikle iş işten geçmiş olmaktadır. Bu insanlar zamanla yalnızlığı bir yaşam tarzı olarak benimseyip bu yalnızlığın getirdiği mutsuzluk içerisinde yaşamaktadır. Mutsuzluğunu unutmak isteyen bu insanlar yaşına aldırmadan daha fazla eğlenceye yönelmektedir. Bedenleri için yaşayan ve vücutlarının iflası ile artık yaşamanın anlamsız olarak tanımlayan bu insanlar o andan itibaren yaşamanın bir manası kalmadığını da düşünmektedir.

“Hayatta tatmadık zevk bırakmadım. Artık yaşamanın bir anlamı kalmadığını düşünüyorum.” diyerek intihar eden, Edsel FORD bu duruma örnek olmaktadır.

Bu sendroma yakalanmamak için birey vücudunun iflasını gerçekleşmeden önce yaşantısına anlam katmalı ve yaşantısını toplumsal hedeflerle zenginleştirerek, yani başkasını yaşatmak için yaşayarak bu çarkın işlemesine son vermesi mümkündür. Aksi taktirde maddi çerçeveye sıkışan bu hayat bir zaman sonra tüm değerini yitirecektir. Birey mutsuz bir biçimde ölümü bekleyecektir.

Önceki İçerikAvrupa Birliği Ne Zaman Kuruldu? AB Üyesi Ülkeler – Kurumlar
Sonraki İçerikSosyal Fobi – İnsanı İç Dünyasına Hapseden Anksiyete

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz