Hollanda hastalığı nedir? Ekonomiyi Çökerten Bolluk Paradoksu

Hollanda Hastalığı nedir? Hollanda Hastalığı'nın sonuçları ve etkileri nelerdir? Tarihteki hollanda hastalığı örnekleri

Hollanda hastalığı, ani zenginleşme kaynağına kavuşan bir ekonomide üretim çeşitliliğinin azalması ve üretimin tek bir kaynağa aktarılması ile toplam üretimin azalmasına denir. Bolluk Paradoksu veya Kaynak Laneti olarak da bilinir. İlk olarak 1960’lı yıllarda Hollanda’da gözlemlendiği için bu adı almıştır.

Bu durum ilk kez, İngiliz The Economist Dergisi 26 Kasım 1977 tarihli yayınında Hollanda Hastalığı (Dutch Disease) olarak adlandırılmıştır. Son dönemlerde Türkiye’nin de Hollanda Hastalığına yakalanabileceği tartışılmaktadır.

1960’larda Hollanda’da doğal gaz bulunması ve 1970’lerde İran İslam Devrimi ve Opec gibi nedenlerle enerji fiyatlarının yukarı sıçraması, Hollanda’daki doğalgaza olan talebin artmasına bunun sonucunda ulusal birim olan Florin’in değerinin artmasına neden olmuştur. Bunu takiben ucuzlayan ithalatın artmasına karşın ihracatın da azalması gözlemlenmiştir. Doğal gazın keşfiyle başlayan zenginleşme sanayisizleşmeyle (de-industrialization) son bulmuştur.

Bu terimin açıklamaya çalıştığı olguda en önemli değişken döviz bolluğu sonucu aşırı değerlenmiş para birimidir. Hollanda hastalığı, 60 ve 80’li yıllar arası doğalgazla Hollanda’da, 70’lerde petrol ile Norveç’te, 1975 de ise Brezilya’da kötü hava ve Guatemala’daki depremle oluşan kahve kıtlığıyla Kolombiya’da karşımıza çıkmıştır. Bunun yanı sıra, Hollanda Hastalığına yakalanması için uygun kuşullar oluşmuş olmasına rağmen yinede yakalanmayan Bostwana gibi elmas rantiyecisi veya Gana gibi yüksek miktarda dış yardım alan ülkeler de vardır.

Hollanda Hastalığı ve Ağır Ekonomik Sonuçları

Sanayi ürünlerinin yurt dışında dolar bazında daha pahalı kalmasıyla, ülkenin uluslararası fiyat rekabetini kaybetmesi sonucu sanayi kuruluşları batıyor.

Bir doğal kaynak bulunduğunda, o kaynağa sahip ülkenin para biriminde artış oluyor. Bütün kaynaklar o sektöre aktarılıyor. Diğer sektörlerde sanayisizleşme etkisi ortaya çıkıyor.

Ülkeye büyük miktarda döviz girmesiyle ülkenin parasındaki değerlenmeyi körüklüyor. Ülkenin parası değerlendiği için ürünleri yurtdışından ithalatının maliyeti düşüyor. Bu da bütün sektörlerde ithalatın artmasına sebep oluyor. Satılan doğal kaynaktan elde edilen yüksek gelir tüketimi de körüklediği için ithalat zorunluluk halini alıyor.

Hollanda hastalığı, petrol sektörü, doğalgaz gibi sektörlerle, dış ticarete konu olamayan sektörler arasındaki dengesiz büyüme sonucu ortaya çıkmaktadır. Zengin doğal kaynaklara sahip ülkelerin hızlı bir şekilde kalkınmaları gerekirken, gerçekte bunun tersinin yaşanması iktisatçıları bir hayli düşündüren bir paradoks olmuştur. Stiglitz’e göre bu paradoksa yol açan nedenlerin bir kısmı ekonomi nedenlidir. Reel kurun değerlenmesi ile birlikte ülke ithalatla rekabet edemez hale gelecek, ihracat azalacaktır. Bu durum, ülkede yapılan yatırımların azalmasına, işşizliğin artmasına ve ülkedeki yoksulluk oranının artmasıyla sonuçlanacaktır.

Önceki İçerikHollanda’nın Tarımdaki Başarısı – Tarımsal İhracatta Dünya 2.si
Sonraki İçerikBerlin Duvarı Nedir? Almanya’nın Utanç Duvarı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz